26 Eylül 2013 Perşembe

ALTIN GÜVENLİ LİMAN MIDIR?
















Yukarıdaki grafik 700 yıllık bir zaman diliminde, altının reel değerini  gösteren grafiktir. Başlangıcı neredeyse Osmanlı’nın kuruluşuna denk geliyor. Bu grafikle giriş yapmamın sebebi ise altınla ilgili halk arasında, medyada analiz ve yorumlarda, klişeleşen bazı kavramların aslında sorgulanması gereken kavramlar olduğunu göstermek içindir.
Grafikler, herhangi bir şeyin  kabaca ama hızlıca  tarihini gösteren araçlardır. Örneğin üstteki grafikten, altının 1500 lü yıllardan  itibaren hızla değer kaybettiğini  görüyoruz. Bunun  sebebinin coğrafi keşiflerle birlikte sömürge ülkelerinden elde edilen altınların eski dünyaya taşınmasıyla birlikte altının bollaşması olduğunu düşünüyorum.
Grafiğe dikkatli baktığımızda, büyük kargaşa ve büyük savaşların olduğu  Fransız ihtilali, Napolyon savaşları, birinci ve ikinci dünya savaşlarında altının reel değerinin artmadığını tersine çok değer kaybettiğini, 1929 büyük buhranından sonra fiyatının yatay gittiğini, yine ekonomik ve sosyal yönden sıkıntılı olayların yaşandığı 1970’li ve 1990’lı yıllarda altının reel olarak çok değer kaybettiğini görüyoruz.
Son 700 yılda yukarıda saydıklarımdan daha kötü dönemler yok. O halde altın güvenli olacaksa bu dönemlerde olmalıydı. Bu dönemlerde altın reel  değer kaybediyorsa altından güvenli liman olarak bahsetmek ne kadar doğru bir yaklaşım olur?
Sonuçta; Altının güvenli liman olmaktan uzak olduğu açıktır. Altına , bir spekülasyon aracı olarak bakmak daha doğru bir yaklaşımdır.
İstisnai olarak, kendi vatanı dışındaki ülkelerde yaşayan kişiler için olağanüstü durumlarda gerektiğinde varlığını altın olarak yanına alıp göçebilmesi gerektiği durumlarnda altın için “güvenli liman” kavramını kullanabiliriz.
          Yine grafikten devam edersek anlıyoruz ki,  altın iyi gün dostudur. Daha doğrusu altın ekonomilerin büyüdüğü, paranın bollaştığı ve bolca basıldığı, insanların barış ve bolluk içinde olduğu dönemlerde değer kazanmaktadır. 
irdelenmesi gereken diğer bir husus  “altın her zaman kazandırır, al bir kenarda dursun” klişesidir. Bu klişe de yanlıştır.  Bunu yukarıdaki tarihsel ölçekli grafikten anlayabiliyoruz. Ancak aşağıdaki grafikte bu klişenin geçersizliği çok daha belirgindir.
























Görüldüğü gibi 1978-1979 yıllarında altın hızla yükselerek birkaç yıl önceki fiyatının 7-8 katına yani 800 dolar civarı fiyata yükselmiştir. O yıllarda  “altın her zaman kazandırır, al bir kenarda dursun” düşüncesine sahip bir kişinin aldığı altınlar sonraki 22 yıl boyunca değer kaybetmiştir. Aldığı fiyata tekrar satabilmesi için 30 sene beklemesi gerekmiştir. Üstelik 30 yıllık alternatif yatırım kaybı buna dahil değildir.
Sonuç olarak altını süs ve ziynet eşyası, spekülasyon aracı vs olarak tanımlayabiliriz.
Altın, diğer tüm finansal araçlar gibi, düşük fiyattan alınabilirse  iyi kar elde edilebilecek bir finansal enstrümandır.
Altının güvenli liman olduğu düşüncesi ise bana göre hurafedir!

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.